Sabah yürüyüşü, işe geç kalıyorsunuz ve köpeğiniz çimlerin kenarında üç dakikadır aynı noktayı kokluyor. Sabırsızlanmak çok doğal. Ama köpeğiniz o üç dakikada muhtemelen sizin bütün sabah okuduğunuz haberlerden daha fazla bilgi topluyor.

Dünyayı burunla okumak

Biz dünyayı çoğunlukla gözlerimizle tanırız. Koku bizim için genellikle ya hoş ya da kötüdür; nadiren bilgi kaynağıdır. Köpeğin dünyası ise koku katmanlarından oluşur. Bir gül sapında kimin elinin dokunduğunu, bir yaprağın ne zaman koptuğunu, bir çiçeğin ne kadar solduğunu bile koku anlatır. Zaman, kokunun içine yazılmıştır.

Bu yeteneğin arkasında sayılar var. Araştırmalara göre insan burnunda yaklaşık beş altı milyon koku alıcı hücre bulunurken bir Alman çoban köpeğinde ve bir Beagle’da yaklaşık iki yüz yirmi beş milyon, bir Bloodhound’da ise yaklaşık üç yüz milyon bulunur. Köpek beyninin de yaklaşık sekizde biri koku bilgisini işlemeye ayrılmıştır.

Koklama sandığınız gibi değil

Köpek koklarken sadece nefes almaz. Saniyede birkaç kez kısa solukla hava örnekler. Burun delikleri hem yeni havayı çeker hem de önceden burunda bekleyen havayı kenara iter. Nefes verirken bile hava, koku alıcılardan uzaklaşmak yerine kokunun içeri çekilmesine yardımcı olur. Bu yüzden bazen köpeğin burnunun önünde yerdeki tozun hafifçe kalktığını görürsünüz.

Köpekler de kokuya alışır; ama kısa ve sık koklama ritmiyle kokuyu sürekli tazeler, göz gezdirir gibi yeniden okur.

İkinci bir burun

Köpeklerde burnun yanı sıra ağız çatısının üstünde, vomeronazal organ denen ikinci bir koku sistemi vardır. Bu organ özellikle diğer köpeklerin bıraktığı kimyasal mesajları, yani feromonları işler. Direklerde, çalı diplerinde, başka köpeklerin idrar bıraktığı yerlerde köpeğin uzun duraklaması bir tuhaflık değil. O noktada kimin geçtiğini, ne zaman geçtiğini ve belki nasıl bir ruh halinde olduğunu öğreniyor. Islak burnun bir işlevi de kokuyu yakalayıp bu organa ulaştırmak olabilir.

Koklamak ruh sağlığı için de iyidir

Barınaktaki köpeklerle yapılan bir çalışma ilginç bir sonuç verdi: oyuncaklara koku eklenince köpekler oyuncaklarla daha uzun süre ilgilendi, merak ve keşif davranışları arttı, stresle ilişkili davranışlar azaldı. Yani koku, köpek için hem eğlence hem sakinleşme kaynağıdır.

Karışık kokuları nasıl ayırır?

Bir köpeğin yemek çorbasındaki her malzemeyi tek tek koklayabildiği sık duyulan bir inanıştır, ama muhtemelen doğru değil. Çoğu koku, onlarca molekülün karışımıdır ve beyin bu karışımı parça parça değil bütün olarak algılar. Tıpkı bir ağaca bakarken her yaprağı ayrı ayrı değil, ağaç kavramını görmemiz gibi, köpek de kokuları bir “koku nesnesi” olarak tanır. Deneyim bu nesneyi keskinleştirir: bir kokuyla ne kadar çok karşılaşırsa, onu o kadar kolay ayırt eder.

Sokak, apartman ve burun

Apartman yaşamında köpeğin dünyası çoğu zaman dört duvar ve günde birkaç kısa çıkıştan ibarettir. Bu çıkışlar köpeğin gazete okuma, komşuları tanıma ve mahalledeki haberleri öğrenme fırsatıdır. Kayışı kısa tutup hızla yürümek, köpeğe okuması gereken sayfaları çevirtmeden gazeteyi elinden almak gibidir. Sokakta yaşayan köpeklerin gün boyu mahalleyi dolaşıp koku bırakıp koku toplaması da aynı ihtiyacın doğal bir ifadesidir.

Koku yeteneği yaşla birlikte zayıflar. Yaşlı köpeklerde koku alıcı hücrelerin ve beynin koku bölgeleriyle bağlantıların azaldığı gözlenmiştir. Bu yüzden yaşlı bir dostunuz daha yavaş ve daha uzun kokluyorsa ona zaman tanıyın; koku onun için hâlâ en değerli bilgi kaynağıdır.

Kokunun havada nasıl hareket ettiği de önemli. Rüzgâr, sıcaklık ve nem kokuyu dalgalandırır, dağıtır ya da bir noktada toplar. Bu yüzden köpeğiniz aynı parkta bir gün çok, ertesi gün az koklayabilir. Havayı da kokulu yolları da her gün farklı okur; burnunu yukarı kaldırıp rüzgârı yokladığında bu işin bir parçasını yapmaktadır.

Köpeğinizin burnunu çalıştırmak için

  • Yürüyüşün bir kısmını “koklama molası” olarak ayırın; köpeğin hızını değil, merakını izleyin.
  • Mama kasesi yerine ödülü çimene ya da halıya serperek mama arama oyunu oynayın.
  • Oyuncaklarınızı farklı gizleme noktalarında saklayıp bulmasını sağlayın.
  • Yürüyüş güzergâhınızı arada değiştirin; yeni yerler yeni kokular demektir.
  • Kolonya, çamaşır suyu gibi keskin kokuları köpeğin yaşam alanından uzak tutun; çünkü onun burnu bizimkinden çok daha hassastır.

Bir sonraki yürüyüşte köpeğiniz durup kokladığında biraz bekleyin. Siz bir direk görüyorsunuz; o ise bir gazete.